Kayısı Satışında Kesinti: Ne Kesilir, Nereye Gider, Nasıl Azalır?
Kayısı satışında kesilen tutar alıcının cebine girmiyor; sizin adınıza vergi ve sigortanıza yazılıyor. Kim keser, ne kadar, borsa tescili ile nasıl yarıya iner?

Üreticinin bu konuda ilk sorduğu şey hep aynı: “Benden neden kesinti yapılıyor?” En baştan net söyleyelim, çünkü yanlış bilinen kısım burası:
Kesilen tutar alıcının cebine girmiyor. Sizin adınıza, sizin verginiz ve sizin sigortanız olarak yatıyor. Alıcı burada aracıdır, kesintiyi kendisi için almaz — devlete ve sosyal güvenliğe sizin adınıza yatırmakla yükümlüdür. Yani bu para, kayıt dışı satışta “cebinizde kalan” bir para değil; hiç kimseye yazılmamış bir para oluyor.
İkinci netleştirme: bu kesinti sabit değil. Satışın nasıl yapıldığına göre yarıya inebiliyor ve bunu belirleyen şey sizin sorup sormadığınız. Aşağıda hangi soruyu sorunca ne kazandığınızı rakamla gösterdik.
Kilo fiyatı brüt rakamdır, elinize geçen ise nettir. Fiyatın nasıl oluştuğunu kayısı fiyatını belirleyen altı şey yazısında anlattık; bu yazı fiyat belirlendikten sonrasını anlatıyor.
Önce şunu netleştirin: çiftçi misiniz, esnaf mısınız?
Bütün süreç bu ayrıma göre değişiyor.
Vergi mükellefi olmayan üreticiyseniz — yani bahçenizden çıkan ürünü satıyorsanız ve defter tutmuyorsanız — fatura kesmeniz beklenmez. Alıcı size müstahsil makbuzu düzenler.
Vergi mükellefi bir esnaf ya da tüccarsanız, ürün ister kendi bahçenizden ister alıp sattığınız bir partiden gelsin, satışı siz faturalandırırsınız. Bu durumda müstahsil makbuzu düzenlenmez, stopaj kesintisi de çalışmaz.
Karışıklık genelde şurada çıkıyor: aynı köyde iki komşu aynı malı aynı alıcıya satıyor, birinin eline geçen rakam diğerinden farklı oluyor. Sebep çoğu zaman fiyat değil, tarafların vergi durumunun farklı olması.
Müstahsil makbuzu nedir, kim keser?
Müstahsil makbuzu, defter tutan alıcının vergi mükellefi olmayan çiftçiden yaptığı alım için düzenlediği belgedir. Siz düzenlemezsiniz, alıcı düzenler ve bir nüshasını size verir.
Bu belge sizin tarafınızda üç işe yarıyor:
- Satışın resmî kaydıdır. Ne kadar mal, hangi tarihte, hangi fiyattan satılmış — yazılıdır.
- Kesintilerin dökümünü gösterir. Brütten neyin, hangi oranla düşüldüğü belgenin üzerindedir.
- Ödeme uyuşmazlığında dayanağınızdır. Sözlü anlaşmada tartı ya da fiyat sonradan tartışmaya açılabiliyor; makbuzda açılmıyor.
Makbuzu aldığınızda ilk bakılacak yer tartı ve fiyat satırı, ikinci bakılacak yer kesinti satırları oluyor.
Kesilen para kime gidiyor?
Üç kalem var ve üçü de size ait:
Gelir vergisi kesintisi (stopaj). Alıcı bunu sizin adınıza vergi dairesine yatırır. Yani vergi borcunuz alıcının aracılığıyla peşin ödenmiş olur; sonradan sizden ayrıca istenmez.
Tarım sigortası primi. Bu doğrudan sizin sigortalılık kaydınıza yazılır. Kesilmediği zaman “cebinizde kalmıyor” — o dönem sigorta geçmişinizde boş kalıyor.
Borsa tescil ücreti. Satışın ticaret borsasında kayda geçmesinin bedeli; binde 1-2 düzeyinde, çok küçük bir kalem. Karşılığında vergi kesintiniz yarıya iniyor — yani bu ücret size kazandırıyor.
Bunu bilmek pazarlığı da değiştiriyor: kesintiyi “benden alınan bir şey” olarak değil, fiyatın brüt mü net mi konuşulduğu meselesi olarak ele almak gerekiyor. Alıcıya sorulacak doğru soru “kesinti var mı?” değil, “bu rakam brüt mü, elime geçecek net mi?”
Oranlar ne kadar?
Üç kalemin tamamı brüt ürün bedeli üzerinden hesaplanıyor:
| Kesinti | Oran | Not |
|---|---|---|
| Gelir vergisi kesintisi (stopaj) — borsada tescilli satış | %2 | Bitkisel ürün |
| Gelir vergisi kesintisi (stopaj) — tescilsiz satış | %4 | Bitkisel ürün |
| Tarım sigortası prim kesintisi | %1 civarı | Muafiyetiniz varsa kesilmez |
| Borsa tescil ücreti | binde 1-2 | Yalnız borsadan geçen satışta |
Rakamla görmek daha anlaşılır oluyor. 100.000 ₺‘lik bir parti üzerinden, prim kesintisinin uygulandığı bir durumda:
- Borsada tescil edilmeden: 4.000 ₺ stopaj + 1.000 ₺ prim → elinize 95.000 ₺
- Borsada tescil edilerek: 2.000 ₺ stopaj + 1.000 ₺ prim + 200 ₺ tescil ücreti → elinize 96.800 ₺
Aynı fiyattan, aynı mala, aradaki fark 1.800 ₺. Pazarlıkta kilo başına birkaç kuruş için uzun uzun konuşulurken bu kalem çoğu zaman hiç konuşulmuyor.
Oranlar mevzuata bağlı ve zaman içinde değişebiliyor; muafiyet durumunuz da kendi kaydınıza göre farklılık gösterir. Buradaki rakamlar işleyişi göstermek içindir, kendi satışınız için alıcınıza ya da mali müşavirinize teyit ettirin.
Borsa tescili neden lehinize çalışıyor?
Tescil işlemini pratikte alıcı yürütüyor, üreticiden ayrı bir işlem beklenmiyor. Buna rağmen sonucu doğrudan üreticiyi etkiliyor: kesinti yarıya iniyor, karşılığında çıkan tescil ücreti ise çok daha küçük bir kalem.
Bu yüzden satıştan önce sorulacak soru basit: “Bu alım borsada tescil edilecek mi?” Cevabı “hayır” olan bir alıcıyla çalışmak yanlış demek değil — ama aynı kilo fiyatının size daha az para bıraktığını bilerek pazarlık etmek gerekir.
”Kesinti olmasın, sana daha çok kalsın” teklifi
Bu cümle sahada sık duyuluyor ve ilk bakışta kulağa iyi geliyor. O gün eline geçen rakam gerçekten birkaç puan yüksek olabilir. Karşılığında verilenler ise sonra ortaya çıkıyor:
- Elinizde belge kalmıyor. Ödeme gecikirse, tartı sonradan tartışılırsa ya da mal iade edilmek istenirse dayanacağınız yazılı bir şey yok.
- Priminiz yatmıyor. Kesilen prim size ait bir kayıt; kesilmediğinde o dönem sizin sigortalılık geçmişinize yazılmıyor.
- Satış geçmişiniz görünmüyor. Destekleme, kredi ya da kooperatif işlemlerinde üretim ve satış kaydı isteniyor. Kayıt dışı satış bu dosyada boşluk bırakıyor.
- Sonraki yıl elinizi zayıflatıyor. Geçen sezon kaça sattığınızı belgeleyebilen üretici pazarlığa daha güçlü giriyor.
Bunu söylerken kimseyi suçlamıyoruz; kayıt dışı çalışan alıcı da genellikle kendi maliyetini düşürmeye çalışıyor. Ama o maliyetin nereye bindiğini bilmekte fayda var.
Ödeme: tartı, gün ve yazılı olan
Belge tarafı düzgün olsa bile ödemenin kendisi ayrı bir başlık. Satıştan önce netleşmesi gereken üç şey:
Tartı nerede yapılıyor. Kendi kantarınızda mı, alıcının kantarında mı, borsa kantarında mı? Fire ve rutubet düşümü varsa hangi orandan? Bu konuşulmadan yüklenen mal, sonradan tartışmanın en sık sebebi.
Fiyat hangi numuneye göre. Gösterilen numune ile gelen mal aynı olmalı. Karışık partide alıcı en düşük kademeye göre fiyat verir — bu yüzden gün kurusu ile islimliyi ayrı tutmak ve boyları karıştırmamak doğrudan cebinize yazıyor.
Ödeme günü. Peşin mi, kaç gün vadeli mi? Vade varsa makbuzda ya da yazılı bir notta görünsün. “Birkaç güne” ifadesi takvim değildir.
Peki kime satmalı?
Elinizdeki ürünü değerlendirecek üç kapı var: doğrudan fabrika, komisyoncu ve tüccar. Üçünü de eşit mesafeden anlattığımız bir yazı olsaydı dürüst olmazdı — biz tüccar tarafındayız ve bunu saklamıyoruz. Ama gerekçesi de var:
Fabrika kendi ihracat tarifine göre alır. Tarifin içine giren mal iyi değerlendirilir; dışında kalan kısım düşük kademeye atılır. Üreticinin elindeki ürün ise genellikle karışıktır — bir kısmı jumbo, bir kısmı orta boy, bir kısmı parça. Tüccar bu kademeleri bir arada değerlendirebildiği için karışık partide çoğu zaman daha iyi bir toplam çıkarır. Vade de fabrika tarafında genellikle daha uzun oluyor, küçük parti ise çoğu fabrikada karşılık bulmuyor.
Bu konuyu ayrıntısıyla kayısınızı kime satarsınız yazısında ele aldık; hangi ilçelerden alım yapıldığını merak ediyorsanız bölge bölge kayısı alımı sayfasına, doğrudan alıcı listesi arıyorsanız kayısı alan firmalar yazısına bakabilirsiniz.
Bizde nasıl işliyor
Üreticiden doğrudan alım yapıyoruz: kayısı, çekirdek ve çekirdek kabuğu. Süreç şöyle yürüyor:
Ürünü görüyoruz ya da numunesini istiyoruz, fiyat numuneye göre konuşuluyor. Tartı ve fiyat üzerinde anlaşıldıktan sonra alım müstahsil makbuzuyla kayda geçiyor; makbuzun bir nüshası sizde kalıyor, kesintiler makbuzun üzerinde açık yazıyor. Ödeme günü baştan konuşuluyor.
Elinizde satmak istediğiniz ürün varsa — bir ton da olsa, bir kamyon da olsa — iletişim sayfasından ulaşın. Ürünün cinsini, yaklaşık miktarını ve bulunduğunuz ilçeyi yazmanız ilk konuşmayı kısaltıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Kayısı satışında stopaj oranı nedir?
Bitkisel ürünlerde gelir vergisi kesintisi, satış ticaret borsasında tescil ettirilerek yapılırsa brüt bedelin %2'si, tescil ettirilmeden yapılırsa %4'ü olarak uygulanıyor. Çiftçi tarım sigortası kapsamındaysa ayrıca %1 düzeyinde bir prim kesintisi de olabiliyor. Oranlar mevzuata bağlı olduğu için satıştan önce alıcınıza veya mali müşavirinize teyit ettirin.
Müstahsil makbuzunu kim keser, ben mi düzenlerim?
Makbuzu alıcı düzenler, siz düzenlemezsiniz. Defter tutan alıcı, vergi mükellefi olmayan çiftçiden aldığı ürün için müstahsil makbuzu keser; bir nüshası size verilir. Bu belge sizin için fatura yerine geçer ve satışın resmî kaydıdır.
Vergi mükellefi değilim, kayısımı yine de satabilir miyim?
Evet. Zaten müstahsil makbuzu tam olarak bunun için var: vergi mükellefi olmayan üreticiden alım yapılabilmesi için. Fatura kesmeniz gerekmez, belgeyi alıcı düzenler. Vergi mükellefi bir esnaf ya da tüccarsanız durum değişir; o zaman satışı siz faturalarsınız ve müstahsil makbuzu düzenlenmez.
Borsa tescili yaptırmak zorunda mıyım?
Tescil işlemi genellikle alıcı tarafından yürütülüyor ve pratikte üreticinin lehine çalışıyor: kesinti oranı yarı yarıya düşüyor, karşılığında binde 1-2 düzeyinde küçük bir tescil ücreti çıkıyor. Alıcınıza satışın borsada tescil edilip edilmeyeceğini sormakta fayda var; cevabı elinize geçecek rakamı doğrudan etkiliyor.
Toptan ve İhracat Talebinizi Netleştirelim
İhtiyacınız olan ürün ve kalibre boyunu iletin, en kısa sürede antrepo çıkış net teklifle dönelim.